Ne zor şey büyümek.Biri olmak."sıfat"larından önce "zamir"lerini tamamlamak. Ne zor şey.Üstelik tüm bu karmaşayı yaşarken.Sonuna dek yalnız olmak.Kaybetmekten, yok olmaktan, başaramamaktan korktuğunu kimseye  söyleyememek.Söylediğin an azalacağını sanmak.Etrafındakilerin gideceğini,her şeyin biteceğini sanmak. Sınıfa yeni gelen çocukla nasıl baş edeceğini bilememek.O çocuğun sınıftaki tüm kızları etkilemesini nasıl engelleyeceğini bilememek.Daha fenası sevdiğin kızı etkilemesi karşısında ağrıyan kalbinle nasıl baş edeceğini bilememek.Senden daha iri yarı oluşuna karşın onu nasıl kavgada yeneceğini bilememek.O çocuğun etrafında seni kalabalıklaştıran herkesi, her şeyi ele geçirince ne yapacağını bilememek.Tüm bunlara ağlamadan,sızlamadan nasıl karşı koyacağını bilememek.Alim'in işi o zamanlar zordu.Onun hayatını alt üst eden,onun büyümesini bu kadar etkileyen,onu fena halde korkutan çocuk ise "Emre" ydi...O zamanlar herkes "Alim"ciydi,"Emre", hepimizin yenemediği korkularıydı.Cevabını bilemediği sorularıydı..Alimin Emre’yi kavgada yenmesi ise sanki bizim edemediğimiz kavgaların zaferiydi.Cevaplarımızı bulmamızdı.Ama sonra bir şeyler oldu. Çocuklukla baş etmeye başlamaya dair, cevapları bulmaya dair,büyümeye dair çok iyi bir şey oldu: Alim ve Emre dost oldu.Evet Emre,Alim'in ilk zamanlarda belası daha sonradan yakın dostu.Halaa hatırlayamadıysanız buyrun

Editör:  Süper Baba’nın oyuncu kadrosuna seni seçen kimdi? O günlere dönüp bunun hikayesini dinleyebilir miyiz?

Burak Tarkan Baydar: Öncelikle, beni hatırladığınız ve iletişim kurduğunuz için çok teşekkür ederim.O yıllarda ajans vasıtasıyla reklam ve cast çekimlerine gidiyordum.Birkaç reklam filminde de rol almıştım.Kendisini cast ajansından tanıdığım Louisa Hanım,-sağolsun-bu rol için beni Kezban Altuğ’a önermiş.Süper Baba’nın cast ile Kezban Hanım ilgileniyordu.Hiç unutmam;  üniversite kursuna yeni yazılmış eve yeni gelmiştim telefon çaldı.Arayan Kezban Hanımdı.Beni deneme çekimine davet etti.Hemen aynı gün çekime gittim ve bir anda kendimi dizi çekimlerinde buldum.Benim için inanılmaz bir gündü çok heyecanlanmıştım.Çünkü böyle bir rolden ne haberim vardı ne de Louisa’nın beni önerdiğinden.Ona buradan tekrar teşekkür etmek istiyorum.Hayatta her an her şeyin değişebileceğini o gün öğrendim.

 

Editör:  Emre, ilk zamanlarda Alim’in başına bela bir karakter olarak çıktı karşımıza.İlk zamanlarda dışarıdaki insanlardan olumsuz tepkiler alıyor muydun?

Burak Tarkan Baydar:  İlk zamanlar çok şaşırdığım tepkiler almıştım.Unutamadığım; Migros’ta alışveriş yaparken yaşlı bir teyze kulağımdan çekip "Sen benim oğlumu nasıl döversin!" diye çıkışmıştı,şok olmuştum.Meğer Alim’i çok seviyormuş. Tabi ben de ne alışveriş kaldı ne akıl eve gittiğimde bir de annemden azar işitmiştim  sütle limonu almayı unuttuğum için.(Gülüyor)

 

Editör:  Emre’nin Alim’le okulun spor salonunda bir kavga sahnesiydi vardı.Ve bu da senin akla gelen ilk sahnelerinden birisi diyebiliriz.Bu sahnenin çekiminde aklında kalan neler var?

Burak Tarkan Baydar:  O çekimi Kadıköy’de bir lisenin spor salonunda yapmıştık.Hava yağmurlu ve çok soğuktu.Üzerimde sadece Aikido kıyafeti olduğundan çok üşüdüğümü hatırlıyorum.Ve sahnede aksiyon iyi verebilme adına Alim bana son vuruşu yaptığında suratımı yere çok sert çarptığımı.

 

Editör:  Dizi sona ereli 10 seneyi geçti.O zamanlarda 20’li yaşlardaydın şimdi ise 30’unu devirdiğinizi söyleyebiliriz.Senin için bu on senede neler değişti?

Burak Tarkan Baydar:  Evet 10 yılı geçti ve bende tam 30 yaşındayım.Birçok şeyin değiştiği gibi benim de hayatımda olumlu,olumsuz birçok değişiklik oldu.Mesela artık evliyim.Bekârlık ve gençlik yılları geride kaldı.İş hayatında ben ticareti seçtiğim için acı-tatlı çok tecrübeler yaşadım.Açıkçası yıllar beni artık olgunlaştırdı diyebilirim.

Editör: Dizinin sona ermesinden sonra dizi ekibinden görüştüğün kimseler oldu mu?
Burak Tarkan Baydar: Dizinin sona ermesinden sonra Eray’la (Eray Demirkol-Alim)  birkaç kez telefonda görüştüm,daha sonra da yurt dışına çıktığım için kimseyle görüşemedim.

 

Editör:  Süper Baba dışında oyunculuk deneyimin var mı? Daha sonrasında bu mesleği icra etmemek kendi tercihin miydi?

Burak Tarkan Baydar: Süper Baba’dan önce reklam filmi deneyimim olmuştu.Diziden sonra ise birçok reklam filminde rol aldım.Toplam 16-17.Açıkçası ben dizi oyunculuğuna devam etmek istedim;fakat Süper Baba gibi bir dizide oynadıktan sonra seçici davranmak zorundasınız.iki ayrı diziden hemen teklif geldi ama şartlar uymadığından kabul etmedim nitekim bu iki dizide kısa sürede yayından kalkmıştı.Daha sonra ise benim işim gereği  ilgilenemedim.Fakat bugün bile bir teklif gelse iki kere düşünürüm.Süper Baba gibi kalitesi olan bir dizinin daha yayına girdiğini düşünmüyorum çünkü.

 

 

Editör: Dizinin ekibinden o yıllarda en iyi anlaştığın kişiler kimdi?

Burak Tarkan Baydar:Eray’la çok iyi anlaşırdık.Çok gülerdik.Yönetmenimiz Osman Sınav’dı,kendisinden çok şey öğrendim.Ayrıca set ekibindeki arkadaşları da unutamam sağ olsunlar hepsiyle ayrı ayrı çok iyi anlaşırdım.

Editör: Şu anda nelerle meşgulsün? Bize genel olarak kendinden bahseder misin?

Burak Tarkan Baydar: Şu anda Ağabeyimle birlikte ticaretle uğraşıyoruz.Ayrıca  bir dükkanımız var.Bazen orda oluyorum.Bazen banka işleri,nakliyatlar vs.İşyerim ve evim de Beşiktaş’ta.Henüz 6 aylık evliyim.Eşim de çalıştığı için bir tek hafta sonları bir sosyal aktivite imkanımız oluyor.Bunun dışında işten vakit buldukça spora gidiyorum.

 

Editör: Dizide Emre olarak değil de farklı bir rolde oynamak isteseydin hangi karakteri canlandırmak isterdin?

Burak Tarkan Baydar: Sümer Tilmaç’ın canlandırdığı Nihat karakterini çok seviyordum.Tabi ki yaşım gereği o rol bana 2 boy büyüktü ama o rolü oynamak isterdim.

 

Editör: Süper Baba’da rol aldığın süre içerisindeki aklına ilk gelen anılarını bizlerle paylaşır mısın?

Burak Tarkan Baydar: Ben Kabataş Erkek Lisesi mezunuyum.Ve okulumuz Galatasaray lisesiyle yan yanadır.Galatasaray Lisesiyle ezelden beri bir sürtüşme vardır ve bunu bu iki lisede okuyan herkes bilir.Ben de lise hayatım boyunca bu aşıyı fazlasıyla aldığım için olacak ki ilk çekime gittiğim gün Galatasaray Lisesi’nden içeri girince kendimi kötü hissetmiştim.Acaba bir arkadaşım beni görür mü diye? Zaten sonra arkadaşlarımdan tepki aldım. Diziyi izlediklerinde hepsi tek tek arayıp hesap sormuşlardı.(Gülüyor)

 

Editör:  Dizide kendi sesinle mi rol almıştın?

Burak Tarkan Baydar:  Dizide beni başka bir arkadaşımız seslendiriyordu.Ben kursa gittiğimden dublaja gidemiyordum.

 

Editör: Dizide Galatasaray Lisesi’nde okuyan koyu bir Galatasaray taraftarıydın.Hatta Fenerbahçeli olan Alim’le de bu konuda sürekli bir sürtüşme içerisindeydin.Gerçek hayatında hangi takımı destekliyorsun?

Burak Tarkan Baydar: Gerçek hayatta koyu bir Fenerbahçe taraftarıyım.

 

Editör: Senin için Süper Baba’dan kalan en önemli hatıra nedir?

Burak Tarkan Baydar:  Öncelikle çocuklarıma anlatacağım ve izlettirebileceğim muhteşem bir hatıra.Böyle bir dizide rol almak ve hala hatırlanmak benim için sözle tarif edilemeyecek bir duygu.

 

Editör: Süper Baba’dan sonra beğeniyle izlediğin diziler oldu mu? Şu anda takip ettiğin diziler var mı?

Burak Tarkan Baydar: Açıkçası Süper Baba kalitesinde bir dizi izlemedim henüz.Senaryosu olsun oyunculuk olsun daha iyi bir dizi gelmedi bence.Şu an izlediğim bir tek İki Aile adlı dizisi.Bunun dışında yok.

 

Editör:  Son olarak teşekkür ediyor dizinin izleyenlerine olan mesajını almak istiyoruz.

Burak Tarkan Baydar: Ben de sizlere beni hatırladığınız için tekrar teşekkür ediyorum.Dizimizi izleyenlere ise; Herkesin hayat boyu yanında bir Süper Baba'sı olmasını diliyorum.Herkese teşekkür ediyor,saygılarımı sunuyorum.