Her insan biraz kördür.Bizi mutlu eden o yığınların içindekileri tek tek göremeyiz.Onlar yığınların içindedir,kocamandırlar.Bizse yanlarında küçücüğüzdür.Trafiğin..martıların..vapur düdüklerinin..O koca koca sandığımız dertlerin içinde.O koşuşturma ,o yorulma,çoluk çocuk derdi içinde.Bizi biz yapanları görmeyiz.Onlar bizim hikayemizin birer parçasıdır. Ama onları hep es geçerek yaşarız.Mühim telaşlarımız vardır bizim.Körlüğe sarılırız.Asla başrol olamaz onlar.Hep yan karakterdirler.Hep ikincidir,ikincildir.Oysa aslında hayat onlardır.Biz kendimizi başrol sanırken onların olmadığı bir yerde bizim bir rolümüz dahi kalamaz.Onlar bizim gündeliğimizdir.En önemli bilgimiz,aldığımız nefestir ancak olmadıklarında anlarız,soluksuz kalınca..Fiko ve babalığının hikayesi soluksuz kalmazdı.Öyleydi işte.Kocamandı,keyifliydi. Çünkü kendi hayatımızda kör kalıp da göremediklerimizi gördük biz o hikayede.Görünce sevdik daha da bağlandık Fiko'ya.Sermet'in dedikodusunda,Musti'nin göbeğinde,Nihat'ın huysuzluğunda,Rasim Babanın efendiliğinde Fiko'yu daha bir sever olduk.Çünkü onların hepsi toplanınca, Fiko olup, daha da yaklaşıyordu bize.Bizden oluyordu.Çengelköy'deki o hikayenin en önemli parçasıydı oranın esnafı.Fiko'yu bize en güzel anlatan onlardı.Yeri gelince kahvede,yeri gelince rakı masasında,yeri gelince ise sokağın ortasında.Fiko'yu,Çengelköy'ü en güzel dille anlatan onlardı.İşte Onlardan biri Tekel Levent...Levent Eryüzlü.Bize Fiko'yu,Çengelköy'ü anlatan o yığınların içinden biri.Bize süper bir babanın hikayesini anlatırken kendi hikayemizi nasıl kuracağımızı öğretenlerden biri.Körlüğümüzü aza indirenlerden biri...Şimdi onun hikayesi:

Editör: Dizide çarşı esnafından Tekel Levent’i canlandırdınız.Diziye katılma süreciniz nasıl gerçekleşmişti?

Levent Eryüzlü: O dönem Tevfik Gelenbe Tiyatrosu'nda oynuyordum.Ajansa kayıt yaptırmıştım.Henüz hayatımıza cep telefonu girmediği dönemlerdi.Gelebilecek teklifler için sürekli sabit telefonun olduğu bir yerde bulunmak zorundaydık.Bir gün matine suare arası tiyatronun karşısında bir bilardo salonunda bilardo oynarken ajanstan telefon geldi.Süper Baba dizisinde yeni dönem için esnaf kadrosunda oynayıp oynayamayacağımı sordular.Ben de kabul ettim.İlk gün gittiğimde Suat Ağabey'in(Fırıncı Musti),Ali Ağabeyin(Şarküteri Ali),Gündüz Ağabeyin rolleri belliydi.Bana da tekel bayii olmamı söylediler.Bu arada ilk gün bakkal,kırtasiye ve kasap rolleri için gelenler vardı;fakat dörtlü grup olarak esnaf kadrosu devam etti.

 

Editör: Süper Baba’nın hayatınızdaki yerini sizden dinleyebilir miyiz?
Levent Eryüzlü: Böyle bir dizide oynamak aynı zamanda her gün konservatuarda eğitim almak gibiydi.Oyunculuk anlamında bana çok şeyler öğretti.

Editör: Diziyi gerçek bir hayat olarak düşünecek olursak Fiko’daki gizemlilik nerede saklıydı? Esnaf arkadaşları olarak Fiko’nun bu kadar çok sevilmesinin nedeni nedir?
Levent Eryüzlü: Fiko'nun gizemliliği dürüstlüğünde, samimiyetinde saklıydı diye düşünüyorum.Fiko'nun bu kadar çok sevilmesinin sebebi herkesin gönlündeki kahramandı bence.Her zorluğa göğüs geren herkesin yardımına koşan ailesine arkadaşlarına bağlı en önemlisi dürüstlüğünden taviz vermeyen yapısıyla mahallemizin gönlündeki kahramandı.

Editör: Dizide rol alan herkes rolüne göre farklı farklı tepkiler alıyordur.Peki Tekel Levent olarak size dışarıdan nasıl tepkiler geliyordu?

Levent Eryüzlü:Dışarından gelen tepkiler çok olumluydu.Özellikle çocuklardan gelen tepkiler çok güzeldi.Bir gün bir arkadaşım okulda çocukların tiyatro dersine giremeyeceğini söyledi,"vaktin varsa sen girer misin?" dedi.Ben de birkaç döküman hazırlayıp derse gittim.Okula girdikten sonra dersi tamamlayana kadar nasıl bir dizide
oynadığımın farkına o gün varmıştım.

 

Editör: Süper Baba dışında içinde bulunduğunuz başka diziler oldu mu?

Levent Eryüzlü: Evet Bekarlık Sultanlık mı,Hastane,Kaygısızlar,Darbukatör Bayram,Bizim Mahalle.

 

Editör:Süper Baba’ya dair bir anınızı bizlerle paylaşır mısınız?

Levent Eryüzlü: Son dönemin ortasında askere gitmek zorunda kalmıştım.Acemilikten sonra benim için gerçek hayatta da Süper Baba olan Şevket Ağabey, izin günümde benim için bir sahne yazdırmıştı.-Tekel Bayiisini satıp Üsküdar'a taşındıktan sonra Kahveye uğrama sahnem-Sahildeki meydanda herkes toplanmıştı.Fiko kahveden çıkıyor ben giriyorum.Oradaki dialoğumuz çekilecekti.Tam başlayacakken meydandaki herkes ayağa kalktı ilk cümlemi söylediğimde herkes alkışlayınca tüylerim diken diken olmuştu.Demek istediğim şu aslında;biz çok farklı bir ekiptik.Kim hangi rolde oynarsa oynasın işçisi,çaycısı,Çengelköy halkı hepimizin büyüğünden küçüğüne inanılmaz sevgi ve saygısı vardı.Dizinin bu kadar sevilmesinin sebebi bu sevgi ve saygıda saklıydı bence.

 

Editör: Dizinin çekimleri sırasında unutamadığınız bir sahne varsa bizlerle paylaşır mısınız?

Levent Eryüzlü: Şule'nin esnaf tayfasını silahla kovalaması, kayıkla denize açılmamız ve aralığın 20'sinde suya atlama sahnemizi unutamam.O sahne iki kere çekilmek zorunda kalmıştı.Dublör olarak gelen iki kişi o zamanki yönetmenimiz Osman Sınav başla dediğinde hiçbir şey yaşamadan kendilerini suya atmışlardı.Biz de sahnenin devamlılığı için kendimizi sallayıp atlamak zorunda kalmıştık.Maalesef sahneyi tekrar çekmek zorunda kalmıştık.O soğukta buz gibi suya iki kez atlayıp yüzmemi unutamam;tabi sonra üstümüze üşümememiz için sürülen vazelini çıkarmak için hamamdaki tellağın iki saat derimizi yüzmesini de unutamayacağım.Her şeye rağmen çok keyifli sahnelerdi.

 

Editör: Dizi ekibinden en çok anlaştığınız kişiler kimdi?

Levent Eryüzlü: Herkesle ekip olarak bir bütündük ama esnaf kadrosundan Sümer Ağabey,-nur içinde yatsın- rahmetli İsmet Ağabey ve Şevket Ağabeyle çekimler nedeniyle daha sık beraberdik.Her hafta bir kere de olsa İsmet Ağabeyin önderliğinde çekimden sonra Çengelköy'de rakı-balık muhabbeti yaptığımız günleri unutamam.

 

Editör: Şu anda nelerle meşgulsünüz? Oyunculuk mesleğinizi Süper Baba’dan sonra devam ettirebilme imkanınız oldu mu?

Levent Eryüzlü: Bir iki diziye gittim ama hep Süper Baba'nın setini aradım.Sonra da meşhur 2001 krizini yaşadık.O dönem aileme ve yeğenlerime olan sorumluluklarımdan dolayı krizin geçmesini bekleyemedim.Bu nedenle borsaya olan ilgimden dolayı finans sektörünü seçtim.Bir dönem tiyatroya devam ettim.İlk kitabımdan sonra -Fırtına kuşu-Sel Yayıncılık- ikinci kitabım -Hayat Ruhumu Okşayabildiği Sürece- için de şiir yazmaya devam ediyorum.Tekrar setlere döneceğim günleri sabırsızlıkla bekliyorum.

 

Editör: Rol aldığınız bölümlerde hangi yönetmenlerle çalıştınız? Bunların içinde en çok anlaştığınız isim kimdi?

Levent Eryüzlü: İlk Tuncay Bey (Tunca Yönder) ile başlamıştık sonra Osman sınav en sonunda Orhan Oğuz'la çalışmıştım.Tuncay Bey'le çok kısa sürmüştü.En iyi anlaştığım Osman Ağabeydi uzun süre çalıştık dizi değil sinema filmi çekiyorduk sanki işinin hakkını sonuna kadar veren bir yönetmendi.Orhan Ağabey ile de çok kısa çalıştık ama gelir gelmez sette yıllardır beraber çalışıyormuş gibiydik oyuncunun işini çok kolaylaştıran çok iyi bir yönetmendi benim için.

 

Editör:Süper Baba için bugün bir sinema filmi çekilse ve size de bir teklif gelse bu yoğunluğunuz içerisinde nasıl bir cevap verirdiniz?

Levent Eryüzlü: Kesinlikle evet.

 

Editör: Dizi bittikten sonra ekipten görüştüğünüz kişiler oldu mu?

Levent Eryüzlü: Dönem dönem oldu ama şu an maalesef...

 

Editör: Çengelköy’de diziden sonra büyük değişiklikler oldu.Belki de en güzel dönemleriydi Süper Baba’nın yayınlandığı yıllar.Siz o zamanlara şahitlik etmiş birisi olarak şimdiki Çengelköy’le 90’lı yılların Çengelköy’ü arasında nasıl farklar görüyorsunuz?

Levent Eryüzlü: İnanın birkaç kez gittim ve hiç gidesim gelmiyor.Bizim dönemimizde set 8'de başlayacaksa 7'de orda olurdum.Sahildeki kahvede sabah simit peynirle kahvaltı yapmak inanılmaz keyifliydi.Bölge dizide yaşanan mahalle tadında bir yerdi.Sabahları birkaç balıkçı gelir açılmadan önce hazırlıklarını yapar, kediler etrafta paylarını almak için bekler, martıların çığlıkları... sahildeki meydan...her şey bir başka güzeldi ama maalesef rant oraya da bulaşınca tüm güzelliği samimiyeti kayboldu

 

Editör: Dizi sona erdikten sonra neler hissetmiştiniz.Epey bir eksiklik olmuştur hayatınızda.Etkisinden kurtulmanız zor muydu?

Levent Eryüzlü: Ben askerden yeni dönmüştüm.Kimseyle vedalaşamamıştım tekrar başlayacağına dair söylentiler vardı.Yeni bir ekiple başka bir dizi olacağı söyleniyordu araya kriz de girince birçok şey ertelenmeye başladı.Süper Baba'dan sonra gittiğim birkaç dizide hep o seti aradım baya bir boşluğa düşmüştüm.

 

Editör: Aradan yıllar sonra dahi Süper Baba için halen bir şeylerin yaşatılmaya çalışılmasını siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
Levent Eryüzlü: Gerçekten takdirle karşılıyorum.Silahın değil insan olmanın erdemini tüm Türkiye'ye yaşatan bu diziyi yaşatmaya çalışanları da ben gönlümde farklı bir yere koyuyorum.

Editör: Son olarak Süper Baba’nın izleyicilerine olan mesajınızı almak istiyor bize zaman ayırdığınız için teşekkür ediyoruz.

Levent Eryüzlü: Süper Baba izleyicilerinin konusu mafya,silah,şiddet vs. anlatmayan bir dizinin hasretini çektiklerini,çok özlediklerini biliyorum.Umarım bir gün aynı tadları bulabileceğimiz gerçek bir masalda tekrar buluşuruz.