Babasının akıllı kızıolmak zordur.Evet Mine.Sadece Süper Baba evinin değil,hepimizin evlerinin küçük kızı.Yani Payende Çizmeci.O kocaman ahşap evin,en küçüğüydü.Bizlerle aynı yaşta olmalıydı.Yıl 90l'ardı, nedense hüzünle karışık zamanlardı.Biz bir masal izlerken, o ,o masalın en minik oyuncusuydu.Derslerini pekiyi ile geçen, ağabeyiyle, ablasını hatta zaman zaman annesini bile idare eden, babasının akıllı kızı Mine.Güzel resimler yaparken güzel bir dünya dilerdi.Hele babası resmini beğendi mi,ondan mutlusu yoktu,resimlerinde güneş hep sol köşeden ışıl ışıl parlar,çocuklar güler,bulutlar mavi mavi uçuşurdu.İlerilerde bir ev görünürdü,hani kırmızı çatılı,bacası tüten.günler güzeldi.o daha küçücüktü,dünya kirlenmemişti.Sonra zaman zaman büyüdü Mine.Ama büyüdükçe gözleri değişenlerden olmadı.Aradan 9 yıl gibi çok uzun bir süre geçti.Belki de bizler o masaldan geriye kalanlardan en çok onu merak ettik.Ama artık Mine'yi ortaya çıkarmayı başardık.Sahi Mine,resimlerindeki güneş hala sol üst köşeden bize gülümsüyor mu?

Editör: Dizinin sona ermesinin ardından 9 sene gibi çok uzun bir zaman geçti.Bu süre içinde birçok kişinin de merak ettiği bir soru vardı.Bu kadar zaman Mine yani Payende Çizmeci neden hiç ortalıklarda gözükmedi.Seni Süper Baba'dan sonra bir daha göremememizin sebebi nedir Payende?

Payende Çizmeci: Süper Baba'da oynarken ilkokuldaydım. Derslere giremediğim günler, okula gidemediğim günler çok olmuştu. İlkokuldayken bu beni fazla etkilemediyse de, ortaokul ve lisede olumsuz etkileneceğimi düşünerek derslerime eğilmeye karar verdim. O zamanlar bale, piano, okul ve dizi çekimlerini bir arada yürütebiliyordum fakat ortaokul ve lisede derslerin yoğunlaşmasıyla birlikte hayatımda daha önceliğe sahip olan şeye yani eğitimime eğilme kararı almıştım.

 

Editör: Süper Baba gibi ekran klasiğinin en büyük emektarlarından birisisin.Bu dizide kendine nasıl yer bulduğunu hatırlayabiliyor musun? Bunun hikayesi nedir?

Payende Çizmeci:Dizinin görüntü yönetmeni Erdoğan Engin ve Sevgi Engin yakın aile dostumuzdur. Bir gün hep birlikte otururken böyle bir projeden bahsetti Erdoğan Engin, daha sonra o role benim uygun olabileceğimi düşündü. 1-2 hafta içerisinde görüşmelere başladık, daha sonra kendimi dizinin içinde buldum zaten.

 

Editör:Süper Baba'nın yayında olduğu zamanlarda dışarıdaki insanların sana olan tepkileri nasıldı?

Payende Çizmeci: Süper Baba halka çok yakın bir diziydi, halkın uzak olduğu bir hayatı değil halkın ta kendisini anlatıyordu. Bu yüzden insanlar bana hep kızları gibi yaklaştı, her zaman çok olumlu ve sevecen yaklaşımlar aldım.

 

Editör:Fiko,Nihat,İpek,Alim,Mine ve diğerleri.Hepsi evlerimizin bireyleri gibiydiler.Onları bu kadar sevmemizin nedeni sence neydi?Neden bu kadar çok bağlandık onlara?

Payende Çizmeci: Önceki cevabımda da bunu açıkça belirttim. Fiko, Alim, Zeynep, Mine, Elif ve herkes halktan birileriydi. İnsanların sadece imrenerek izlediği bir dizi değil kendini bulduğu, hayatıyla benzerlikler kurduğu, hatta bir takım dersler aldığı bir diziydi. Halkın diziye ve oyunculara bağlanmasının en önemli sebeplerinden biri bu bence. Aynı zamanda gerek senaristin, gerek oyuncuların, gerek kamera arkasındaki ekibin kalitesi ve içtenliği de önemli bir sebep.

 

Editör: Henüz 90'lı yılların başlarında yani 2000'li yıllara uzak olduğumuz bir dönemde Süper Baba hayatımıza girdi.Diziyle 90'lı yıllarda değil de şu an içinde bulunduğumuz dönemlerde tanışmış olsaydık sence aynı değeri bugün görebilir miydi?

Payende Çizmeci: Bence görürdü, bu konuda belki çok objektif yorum yapamam ama bence Süper Baba gibi bir dizi gelmedi bunca yıl, tekrarları gösterildiğinde herkes ekran başına koştuğuna göre, dizi bugün yayınlansa bugün de aynı ilgiyi, sevgiyi uyandırırdı.

 

Editör: Henüz çocuk yaşlarda Şevket Altuğ,Sümer Tilmaç gibi birçok usta sanatçıyı tanıma fırsatı buldun.Böyle kişilerle aynı amaç için birlikle çalışmak senin için nasıl bir duygu?

Payende Çizmeci: Çok çok güzel bir duyguydu. Belki çoğu kişinin hayalini kurduğu bir şeydi. Profesyonel oyunculuklarının dışında da onlar benim için çok önemli insanlar, bana oyunculukla ilgili, hayatla ilgili pek çok şey öğreten insanlar. Hayatımdaki yerleri kesinlikle tartışılamaz. Diziden sonra bunca zaman geçmesine rağmen onlarla kopmuş değilim.

 

Editör: Dizide Fiko'nun küçük kızı Mine olarak sence Fiko nasıl bir babaydı? Bize bunun tanımını yapabilir misin?

Payende Çizmeci: Fiko, sadece 3 çocuğunu mutlu ve rahat ettirmeye çalışan, bu sırada pek çok zorluklarla karşılaşan, ama çocuklarını mutlu, rahat rebilmek için her şeye göğgüs geren bir babaydı.

 

Editör: Süper Baba'ya dair unutamadığın anıların var mı?

Payende Çizmeci: Nasıl olmaz? 4 senem geçti bu diziyle. Sabahlara kadar uykusuz kaldığım, gözlerimi açık tutamadığım günler olurdu. Fakat o kadar keyifli geçiyordu ki her şey, o yaşta o kadar yorgunluk bile beni geri çekmemişti. Her şey çok güzel ve özeldi.

 

Editör:Dizinin yayınlandığı dönemlerde çok küçük yaşlarda olsan da mutlaka tekrar yayınlarını takip etmişsindir.Genel olarak düşünürsek  hatırlayıp hüzünlendiğin veya sevindiğin sahne veya sahneler var mı?

Payende Çizmeci: Bir bölümün bütün senaryosunu okusam da, çoğu çekimleri izlesem de, tv'de izlediğim an bambaşka duygulara bürünüp hüzünlendiğim çok olmuştu, fakat çok küçüktüm dolayısıyla hatırlamam çok güç. Bu yüzden tam somut bir örnek veremeyeceğim.

 

Editör: Mine'yi kendi sesinle mi canlandırdın?

Payende Çizmeci: İlk başta yapamam diye düşündüm ve ilk 3 bölüm kendi sesimi kullanmadım, fakat televizyonda izlediğimde kendi bedenimden başka bir ses çıkması hoşuma gitmedi ve dublajı da kendim yapmaya karar verdim ve sonuna kadar dublajı da kendim yaptım.

 

Editör: Bir de anket köşemizden bir soru yöneltmek istiyoruz.Sence Fiko kiminle muradına ermeliydi?

Payende Çizmeci: İpek (Gülüyor)

 

Editör: Her geçen gün insanlar arasındaki sevgi,saygı,aşk gibi kavramların biraz daha basitleştiği günümüzle, 90'lı yıllar arasında bir fark görebiliyor musun?

Payende Çizmeci: Bu konuda sağlıklı bir yorum yapmam güç çünkü 90'lı yıllarda çok küçüktüm.Ama filmlerden ve duyduklarımdan yola çıkarsam, bana öyle geliyor ki insanların arasındaki bir takım saygı duvarları yıkılmış, çoğu tabu asılmış durumda, kısaca diyebilirim ki, ilişkiler biraz dejenereleşmiş.

 

Editör: "Süper Baba Film Müzikleri".Türkiye'de yapılan ilk film müzikleri albümü ünvanına sahip.Dizinin müzikleri hakkında neler düşünüyorsun?

Payende Çizmeci: Dizinin müziklerini hâla dinlediğim oluyor, hatta çevremde hâla dinleyen kişiler de biliyorum. Gerçekten güzel ve anlamlı bir çalışmaydı.

Editör: Şu anda neler yapıyor ve nerede yaşıyorsun? Bize birazcık kendinden bahsedebilir misin?

Payende Çizmeci: Şu anda Koç Üniversitesinde 3. sınıf öğrencisiyim. Uluslararası İlişkiler bölümünde okuyorum.

 

Editör:İsminin anlamını öğrenebilir miyiz?

Payende Çizmeci: İsmimi çok tanımak isteyip tanıyamadığım babaanemden almışım. Payende,"dayanak" demek. Bir sorun, bir dertle karşılaşıldığında derman olabilecek yardım edebilecek kişi.

 

Editör:Bugüne kadar profesyonel anlamda oyunculuk eğitimi aldın mı?

Payende Çizmeci: Profesyonel olarak bir eğitim almadım.

 

Editör:İçine sinen bir televizyon yapımı teklifi için yeniden sevenlerinin karşısına çıkar mısın?.

Payende Çizmeci: İçime sindiği sürece, seve seve

Editör:Günümüz dizileri hakkında neler düşünüyorsun? Beğeniyle takip ettiğin diziler oldu mu?

Payende Çizmeci:Pek fazla dizi tutkunu olduğumu söyleyemem. Ama en son çok beğenerek bütün bölümlerini izlediğim diziler Çemberimde Gül Oya ve Avrupa Yakası.

Editör:Hayattaki asla vazgeçemem diyebileceğin şeyler vardır mutlaka.

Payende Çizmeci: Ailem,dostlarım,sağlığım.

Editör:Son olarak sana teşekkür ediyor ve beş yılı aşkın bir süredir tüm Süper Baba severleri biraraya getirmek ve Süper Baba'nın unutulmamasına bir nebze de olsa katkıda bulunmak için var olan sitemiz hakkındaki düşüncelerini almak istiyoruz.

Payende Çizmeci:Sitenizi görmek beni çok çok mutlu etti.Benimle kontağa geçip röportaj yapmamıza da çok mutlu oldum. Süper Baba unutulup gidecek bir dizi değildi bence. Unutulup gitmediğini de sizin ilgilerinizden anlamış oldum. Ellerinize sağlık teşekkür ederim.

RÖPORTAJ  YORUMLARI

Ferhat Alpar-Röportaj yapılması bile sanki o günlere gitmemize vesile oldu.Emeği geçen herkese teşekkürler.