SÜPER BABA

Herkesin olan bir şey vardı bir zamanlar,bazen herkes olan ve bazen de her şey olan bizlere...SÜPER BABA...Onu izlerken Tv’de bir dizi izlediğimizi unuturduk hep,ansızın gelen bir reklam koparırdı bizi o güzel rüyadan ama çok geçmeden yine dalardık,dalmayı hep istediğimiz rüyaya.Eğer ki bir arkadaşımıza kızmışsak,darılmışsak,Nihat’ı seyreder,arkadaşlığın değerini hisseder ve yumuşatırdık yüreğimizi.İpek’ten kararlı olmayı öğrenirdik,isteyince bir şeylerin elbette olacağını.Yakup dede karadenizimiz olurdu hem de İstanbul’un orta yerinde.Kimbilir belki bazılarımız Alim yazdıkça yazardık,yazar olmayı düşlerdik.Zeynep gibi en sevdiklerimiz istemese de kendi dilediğimiz şey için savaşırdık,kimi zaman Musti olurduk,kimi zaman Selami.Hele biraz da macera arıyorsak o gün ya da işte bu dedirtecek bir kıza rastlamışsak Elif’i seyretmekten başka yapılacak şey kalmıyordu geriye.Eğer ki hüzünlüysen,canın ağlamak istiyorsa,gözlerin deniz arıyorsa,sessizlik arıyorsan yeterdi Deniz’in gözlerini seyretmek.Sermet’in bazen bir bilge oluşuna,bazen de eski kafalı oluşuna takardık kafamızı,takardık da o köşe hiç boş olsun istemezdik,gözlerimiz Sermet’i arardı hep.Bazen Cevdet olurduk,bazen Şule,bazen de Rasim Baba…Hele bir de Fiko vardı hani.Kısa boyuna,küçük yüreğine dünyalar sığdırmış Fiko,İstanbul’un,Çengelköy’ün timsali Fiko.Çengelköy’ün yüreği gözleriyle birleşmiş,Nihat’ın arkadaşı,Yusuf Kaptan ‘ın oğlu,Deniz’in ve Elif’in sevdiği ve İpek’in hiç olamamış sevgilisi ve aslında o tüm Türkiye’nin sevgilisi,Çengelköy delikanlısı...Gittiniz belki o dikdörtgen kutudan uzağa ama yaşattıklarınız ve bıraktıklarınızla,Nihat halen bizim en iyi arkadaşımız,Deniz erkeksi hocamız,İpek sevenleri yüzünden hiç ölmeyi beceremeyecek hastamız,Mine hep sorunlu küçük kızımız,Cevdet ayyaş ama iyi yürekli abimiz,Elif hırçın kızımız ve Fiko hep süper babamız kalacak...