Editör: Bu soruyu röportaj yaptığımız diğer oyunculara da yönelttik bir kez de size sormak istiyoruz.Bu dizide rol almaya nasıl karar verdiniz?
Yeliz Tozan:Şevket Altuğ'un kızı rolü olduğunu ve yönetmenin de Kartal Tibet olduğunu ögrendiğimde zaten ben oynayamasaydım çok üzülürdüm.

 

Editör: Dizinin geneline bakacak olursak siz diziden kısa bir süre sonra ayrılma kararı aldınız.Bunun nedenini öğrenebilir miyiz?
Yeliz Tozan: Ben dizinin ilk senesinde yani 39 bölüm oynayabildim. O sene lise son sınıftaydım ve üniversite sınavlarına girdim, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü'nü kazandım. Ögretmenim Yıldız Kenter'in eğitim alan bir kişinin oyunculuk yapmasını doğru bulmadığını söylemesi üzerine Şevket Altuğ'a danıştım ve diziden ayrılmama karar verdik. Aslında Ekim ayında eğitim başladığı için ikinci senenin ilk 13 bölümünde de oynayacaktım fakat dönem içinde seyircinin kafasını karıştırmamak için devam etmedim. Sizin aracılığınızla Şevket Altuğ'a tekrar teşekkür etmek istiyorum;çünkü kazanıp gitmeseydim belki gitmeyi çok istediğim o okulun kapısı bana bir daha açılmayabilirdi ve 15 yaşında "basladığın bir işi yarıda bırakmanın ne kadar büyük bir sorumluluk olduğunu" bana öğretti.

 

Editör:Kaç yıldan beridir oyunculuk yapıyorsunuz?
Yeliz Tozan: 1986 senesinde ilk kez sahne üzerinde ,1987 senesinde de ekranda oyunculuk yapmaya başladım. Konservatuardan da 1998 senesinde mezun oldum.

 

Editör: Canlandırdığınız karakterler arasında en çok hangisini benimsediniz?
Yeliz Tozan: TRT'de yayınlanan "Üzgünüm Leyla" adlı dizide canlandırdığım "Neslihan" rolü. Sanırım bilinçli bir yaşta oynadığım uzun zaman süren bir dizi olması bu konuda etkili. Bir de benim yaşamımla paralel olarak gelişen olayları canlandırmamız.

 

Editör: Televizyon dışında Tiyatro sahnelerinde de oyunculuk yaptığınızı biliyoruz.Sizin için televizyon mu yoksa tiyatro mu önce geliyor?
Yeliz Tozan: Tiyatro daha kanı canı olan dinamik bir yaşam. Benim kişiliğim de etkilere çabuk tepki veren bir kişilik. O sebeple siz yaşıyorsunuz, karşınızdaki kişiler yaşıyor ve sonuçta bir dinamik ortaya çıkıyor. O an alınan haz ekranda yok. Ama canlandırdığınız bir karakteri ayna gibi karşınızda görmek için ekran şüphesiz iyi bir nesne. Kendine ait olan her şeyle oyuncunun yüz yüze gelmesi inanılmaz bir an olabiliyor .

 

Editör: Rol aldığınız yapımlar arasında bize Süper Baba'nın yerini açıklar mısınız?
Yeliz Tozan: "Süper Baba" deyince hep burkuluyor içim. Tadı damağımda kalan bir yemek gibi belki.

 

Editör: Kendinize örnek aldığınız bir kimse var mı?
Yeliz Tozan: Ben gördüğüm her canlıyı örnek alırım. Belki bir gün avukatım ,belki doktor, belki bi köpek.

 

Editör: Süper Baba'nın çekimlerinin büyük bir bölümü Çengelköy'de yapıldı.Sizce Çengelköy nasıl bir seçimdi?
Yeliz Tozan: Bence çok doğru bir semtti. Halkı çok cana yakın ,yardımsever. Tabi 92 senesinden bahsediyorum (Gülüyor) Mesela manavın önünden her geçtiğimde Çengelköy hıyarı,fırının önünden geçtiğimde de sıcak ekmek verirlerdi. Zaten o zamanlar biraz kilolu olmamda fırıncı amcanın çok büyük etkisi var. (Gülüyor)

 

Editör: Günümüzde dizilere çok kolay "efsane" sıfatı veriliyor.Sizce bir dizinin efsane olabilmesi nelere bağlı?
Yeliz Tozan: Bence hiçbir dizi efsane olamaz. Senaryosu,hikayesi, yönetmeni,oyuncuları,ekibi.... Her alanda dört dörtlük bir ekip ruhu oluşmalı ve bunun sorumluluğunu herkes paylaşmalı. Efsane olmak için buradan başlanmalı diye düşünüyorum ve bu güne kadar efsane olduğunu düşündüğüm bir iş olduğunu .

 

Editör: Sizi televizyonda görmediğimiz zamanlarda neler yaparsınız?
Yeliz Tozan: Ya tiyatroda ya eşimle,ailemle,arkadaşlarımlayımdır ya da alışverişte.(Gülüyor)

 

Editör:Yakın bir zaman içinde kadrosunda bulunacağınız bir dizi veya film var mı?
Yeliz Tozan: Şu anda net bir şey yok ama projeler var. Şehir Tiyatrolarında oynuyorum. "Yaprak Dökümü" " Kiralık Konak" "Bir Gece Masalı" adlı oyunlarda.

 

Editör: Son olarak ziyaretçilerimize mesajınız?
Yeliz Tozan: Her şeyi sevin. öğrenmek, yaşamak, mutlu olmak, her şey ama herşey sevgiden başlar.